Bana göre günümüzün en büyük problemlerinden biri ertelemek. Bunun nedenlerinden birinin de üşenmek olduğunu düşünüyorum. Bazen yapmak istediğimiz şeyin sonucunu arzularız ama o sonuca ulaşmak için çaba göstermeye yanaşmayız. Oysa istediğimiz her şeyin bize kolayca ulaşmasını bekleyemeyiz.
Peki, bir şeyi başarmak için her zaman istekli olmak zorunda mıyız? Bence hayır. Örneğin ders çalışmayı sevmeyen bir insan, ulaşmak istediği hedefi gerçekten önemsiyorsa çalışmaya devam edebilir. Bana göre disiplin biraz da budur: Her zaman içimizden gelmese bile hedeflerimiz doğrultusunda çaba göstermeyi sürdürmek.
Elbette her çaba istediğimiz sonucu vermeyebilir. Bazen başarısız olur, bazen de bütün emeklerimizin boşa gittiğini düşünürüz. Ancak ben başarısızlığın bir son değil, yeniden yeşermek için bir fırsat olabileceğine inanıyorum. Çünkü yaşadığımız her deneyimden bir şeyler öğrenebiliriz. Önemli olan, hatalarımızı kendimize karşı birer suçlama nedeni olarak görmek yerine onlardan ders çıkarmaya çalışmaktır.
Belki de değişmek için ihtiyacımız olan şey büyük kararlar almak değil, küçük bir adım atmaktır. Her şeyi bir anda başarmak zorunda değiliz. Bazen yalnızca ertelediğimiz bir işe başlamak bile önemli bir ilerlemedir.
Unutmayalım ki herkesin yolu ve ilerleme hızı farklıdır. Önemli olan, hiç düşmemek değil; yaşadıklarımızdan öğrenerek yeniden denemeye cesaret edebilmektir.
Belki de kendimize sormamız gereken soru şudur: Gerçekten başlayacak zamanı mı bekliyoruz, yoksa başlamamak için kendimize yeni nedenler mi buluyoruz?