Modern hayatın baş döndürücü hızı içinde bazen durup dinlenmeye, kalbimizin sesini duymaya ihtiyaç duyarız. İşte tam bu noktada sanat, özellikle de şiir ve musiki, insan ruhunun en zarif sığınağı olarak karşımıza çıkar. Yunus Emre’nin asırları aşan duru Türkçesi ya da Itri’nin gökkubbeyi dolduran nağmeleri bize kim olduğumuzu hatırlatır.
Okulumuzda düzenlediğimiz her şiir dinletisinde ve edebiyat söyleşisinde bu ortak heyecanı yeniden yaşıyoruz. Güzel olanı fark etmek, estetik bir bakış açısı kazanmak ve iyiliği sanatın diliyle anlatmak hepimizin ortak yürüyüşüdür.